• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905055441076
  • https://www.youtube.com/channel/UCEXc-5hgTC1kxZkxHJ8JS8g/videos

Artvin Yaşam Eğitim ve Kültür Derneği / AYEK-DER

Şavşat Tepeköy Geleneksel Yaşam Kültürü Müzesi

Şiir Köşesi

Ben Çoruh Kayıkçısıyım...
Siz hiç,
Çifteköprü’den geçerken 
Baktınız mı suda gölge gibi dolaşan benekli alabalıklara. 
Güz mevsiminde kırağı vurmuş lahanayı  kavurdunuz  mu bakır tencerede.
Kaçkal Dağı eteklerinde Yıldız Gölü’ne
Soktunuz mu ayaklarınızı  da 
Yarıştınız mı, dayanmaya soğuğa karşı.
Ah ! dostlar,
Ben, Çoruh kayıkçısıyım
Bazen deli horonum kemençenin telinde
Bazen deli bal kestane çiçeğinde
Camili’de Hikmet ustanın elinde 
Hamur teknesi olurum kestane ağacında.
Yalnızçam dağlarına yaslanır benim sırtım
Gelin görün beni
Önce Berta Köprüsü’nde kurun çadırınızı
Osmanlı çizgilerini görürsünüz tarihimde.
Ben Çoruh kayıkçısıyım
Gevhernik kalesinin dibinde dimdik duran cami avlusunda
Çerkez İskender Paşayım  
Cehennem Deresinde kanyon, Curuspil’de festivalim
Yazın en sıcak gününde yüzyıllık çınar ağaçlarının dibinde 
Ferhat ile Şirin  hikayelerine dalarak
Ahıska ağzının en nadide masallarını söyleyen benim.
Ben yoğurdun pekmezlisini
Ketenin cevizlisini severim.
Soçluk’ta şenlik, düğünlerde davul zurnayım ben
Bazen döner olurum köz ateşinde
Bazen ellerinde kirkitleri  ile genç kızların baygın bakışlarında kilim.
Ben Cengeleğim,  Doğu cephesinde bir siper
93’te bir anayım ben, sırtında çocuğu kızağında yaşlısı ile yollara düşen.
Ben gölün karasıyım Meşeli yaylasında 
Kapkara köknar ağaçlarının gölgesinde upuzun yatıp
Hasret ve sevda şiirleri yazan Aşık Kara’yım ben
Başıma dumanlar çökmeye görsün
Bir hışımla ulaşırım Arsiyan yaylasına, Boğa gölüne
Ve Kız gölüne uğramadan efkarım dağılmaz.
Sonra, sonra oturup da ay ışığında ayvan köşesinde 
Manilerin en alımlısını düşlerim yüreğimde
Ben Çoruh kayıkçısıyım 
Merya’da zemheri ayında  güreş tutarım buz üzerinde
Meydancıkta akordeon nağmelerinde vâla olurum  gelin başına
Evin sekisinde  Köroğlu hikayeleriyle uykuya dalan
Cengelek’te öküze çoban durup, Biçenek’te sevdiği için nego toplayan benim.
Geçmişimde Pancarcı Şenlikleri, kara saban
Harmanda tığ savurma vardır benim.
Rabat’ta Zor Mustafa camisiyim ben
Cevizli’de kilise
Ben Kafkas kültürlerini harman harman ederim de gönlümde
Sonra bir akşam üstü Ardahan’a giderken
Laşet’te oturup en yoğun ayrılık duyguları yaşarım yüreğimde
Arada bir de efkar tepesine çıktım mı 
Baktım mı Ardanuç yaylalarına 
Değmeyin keyfime…
Ben Çoruh kayıkçısıyım
Siz  hiç Demirkent Camisinin  nadide  işlemeli ahşap kapısına dokundunuz mu
Su kavuşumundan döndünüz mü Yusufeli’ne 
Tekkale’de üzüm yiyip baktınız mı Taşbaşı mahlesine.
Taşların dilinden en iyi ben anlarım
Bakmayın toprağımın kıtlığına
Ben alnımın terini en dik yamaçlara dökerim de en küçük, en verimli bağlıklar oluştururum gönlümde
Sonra bir bahar sabahı vurdum mu sırtıma edevatları
Hasretlerin en hüzünlüsünü yaşarım yüreğimde 
Siz hiç benim bahçelerimde yetişen bir tane kayısı yiyip de 
Hayret ettiniz mi damağınızda kalan tada
Zeytin oldunuz mu  evlekte
Sabahın alaca karanlığında Narlık’tan geçerken  Dumanı üstünde sıcak bir simit aldınız mı
Kobak Köyünden güzellere selam vermeden geçip
Çoruh kayıkçılarını türküsü ile andınız mı
Aros mezrasında yenilmez boğaların boynuz çatışını
Duydunuz mu bağlık mevkiinden
 Nasip oldu mu Güngörmez suyunun tadına bakmak
Yoldaş oldunuz mu Esenkıyı’da Kafkas engereğine 
Altıparmak’da Nazım emminin turistik ayvanında 
Onbeş kişilik sofranın etrafına dizilip
Ballı kaymaklı kahvaltı masasında tarih dersi dinleyerek
Yaptınız mı sohbetlerin en hasını.
Ben Çoruh kayıkçısıyım
Bazen Rafting olurun  Barhal çayında 
Bazen anaların başında ehram
İşhan’da pestil, dutkurusu, küme
İçim sıkılmaya görsün
Çıkarım da Salıkvan yaylasına
Arhavi vadilerinden esen çay çiçeği kokularıyla kendimden geçerim.
Ben Çoruh kayıkçısıyım
Siz beni hala tanıyamadınız
Ben, Kafkaslar’a açılan kapıda Çoruh vadisinin bekçisi
Zeytinlik’te Saliha Hanım camisi
Kuvarshan’da, Murgul’da bakır
Cerattepe’de altınım ben
Ben Binbaşı Halit Bey’im
Damla Kürün’den bakarım da Çoruh vadisine 
Bir tek düşman kokusu bile gelmez burnuma
Bakmayın böyle dingin durduğuma 
Bazen coşkun Çoruh olurum bazen düz horon
Bazen üç eteğiyle sarıkız, mendobarı, cilveloy
Ve arada bir Mustafa Kemal olurum atabarında
Ben 
Artvin yaylasında Kafkasör
Çam ağacında çoban armağanıyım
Kültürümde dostluk barış, imeceyle harfana vardır benim
Coşkun Çoruh’u  ben dizginledim
Ladin-köknar çam ormanlarından deniz yapan benim
Gelin görün beni!!
Ben Çoruh kayıkçısıyım 
Kirazla üzümü aynı tabakta ikram edeyim size
Sonra 
Birlikte baraj yolundan
Artvin’in parlayan ışıklarına bakalım gece karanlığında 


Orhan SEVİM
Artvin 2007    

Yorumlar - Yorum Yaz
Takvim
Hava Durumu
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam1
Toplam Ziyaret40570